Sağlık Sektöründe İş Sağlığı Güvenliği - Erataş İş Güvenliği Ekipmanları

Sağlık sektörü emek yoğun sektörlerden birisidir. Çalışanlarının içinde doktorlar, eczacılar, diş hekimleri, veterinerler, mühendisler, işletmeciler, temizlik ve bakım işçileri, sosyal hizmet uzmanları, diyet ve beslenme uzmanları, hemşireler, ebeler, şoförler ve hatta aşçılar vardır. Bunların yaptıkları işleri bir tabloda toplamak gerekirse:

Hizmet Kategorileri
İş Kategorileri
Spesifik Meslekler
Doğrudan hasta ile ilgilenenler
Hastalık teşhisi yapanlar

Sağlık değerlendirmesi
ve bakımı



Danışmanlık ve destek
Doktorlar
Diş Hekimleri
Hemşireler
Eczacılar
Asistan Doktorlar
Terapistler
Optometristler
Beslenme ve Diyet Uzmanları
Sosyal Hizmetler
Teknik Destek
Sağlık Teknisyenleri
Klinik Laboratuar Teknisyenleri
Diş Hijyencileri
Sağlık Kayıt Teknisyenleri
Radyoloji Teknisyenleri
Hemşireler
Acil Servis Teknisyeleri
Hizmetler
Sağlık Hizmetleri

Yemek Hizmetleri

Kişisel Hizmetler
Çamaşır Hizmetleri
Yapı Hizmetleri


Güvenlik Hizmetleri
Taşıma Hizmetleri
Dişçilik Asistanları
Hemşireler dışındaki yardımcılar
Aşçılar
Mutfak Çalışanları
Berberler
Çamaşırhane Çalışanları
Tesisatçılar, elektrikçiler,
Boyacılar, kapıcılar, temizlikçiler,
Bahçıvanlar
Güvenlik Görevlileri
Ambulans Şoförleri
Yönetim İşleri
İdari Hizmetler
Muhasebe
Kayıt İşleri
Bilgisayar İşlemcileri
Doktor Sekreterleri
Telefon Operatörleri
Araştırma
Bilimsel Kadrolar
Laboratuar İşçileri
Bilim Adamları ve Doktorlar
Laboratuar Teknisyenleri
Hayvan Bakıcıları

Yukarıdaki tablodan da görülebileceği gibi, Sağlık Hizmetleri verilirken değişik meslek gruplarından birçok insan bir arada çalışmaktadır. Bu yoğun ve yorucu çalışmalar sırasında elbette sağlık çalışanları pek çok hastalık ve kaza riskleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Bunları da tıpkı diğer sektörlerde olduğu gibi sınıflandırmak mümkündür.

Sağlık Sektöründe Kazalar, Hastalıklar Ve Tehlikeler

 

Hastalıklar

 

Biyolojik Tehlikelerden Kaynaklanan Hastalıklar

HBV, Hepatit B Virüsü* , tüm dünyada bütün sağlık çalışanları için en önemli risklerden birisidir. Özellikle Asya ve Afrika’da bazı bölgelere özgü hastalıklardan biri olduğundan, bu bölgedeki çalışanlar için daha da tehlikelidir. HBV ‘yüzey antijen pozitif kanla’ deriden temas etmek, hastalığı kapmak konusunda aynı şekilde HIV* -Human Immunodeficiency Virus- pozitif kanla temas etmekten tam 100 kat daha tehlikelidir. Doktorlar ve hemşireler için kullanılan iğnelerin batması ya da keskin obje kesikleri oldukça önemli riskleri beraberinde getirmektedir. Genel olarak kana bulaşmış bütün maddeler, risk taşımaktadır. Bunun için kan bulaşmış materyallerle karşılaşma ve dokunma ihtimali olan bütün çalışanlar, risk altındadır. Bu riskin azaltılması için kan alırken ya da damar içi müdahalelerde, iğnesiz sistemler kullanılmalı ve/veya iğneler ve keskin objeler için özel olarak yapılmış atık kutuları kullanılmalıdır.

Tüberküloz* da aynı şekilde Nozokomiyal Enfeksiyonlardan (Hastanede Bulaşan) biri olarak sağlık çalışanları için önemli tehditlerden birisidir. Özellikle hastanede karşılaşılan türlerin ilaçlara karşı dayanaklı olması riski daha da arttırmaktadır.

Kimyasal Tehlikelerden Kaynaklanan Hastalıklar

Sağlık çalışanları; dezenfektanlar, sterilizanlar, laboratuar malzemeleri, ilaçlar ve anestezikler gibi çeşitli kimysallarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu kimyasallar iritan(vücudun allerjik reaksiyon göstermesine neden olan) ve sensitize(vücudun reaksiyon vermesi) edici olabilmektedirler. Ayrıca bazı dezenfektanlar ve antiseptikler toksik(zehirli) olmakta ve deri ya da solunum yolu rahtsızlanmalarına yol açmaktadırlar. Formaldehit ve etilen dioksit gibi, bazıları mutajen(organizmanın genetik yapısını değiştiren), bazıları teratojen( fonksiyon bozukluklarına neden olan) ve bazıları da karsinojen’dir (kanser yapan).

II.1.3. Fiziksel Tehlikeler ve Kapalı Ortam Risklerinden Kaynaklanan Hastalıktır

Binalar inşa edilirken bazı önemli hususlar göz önünde bulundurulmalıdır. Bunların en başında havalandırma sistemleri gelmektedir. Laboratuarlarda ya da diğer odalarda kullanılan kimyasalların yaydığı kokular, gazlar ve dumanlar özel olarak ‘yerel cebri çekişli havalandırma sistemleri’ ile ortamdan çekilmeli ve genel havalandırma sistemine asla karışmamalıdır. Tersi durumda kimyasallarla ilgili yukarıda sayılan risklerle, genel ortamdan hava soluyan herkes karşı karşıya kalcaktır. Ayrıca enfeksiyon risklerine karşı uygun filtreler ve UV lambaların kullanılması gerekmektedir.

Hastaneler ve sağlık merkezlerinde yoğun olarak elektrik kullanılmaktadır. Bunun için binaların içinden pek çok elektrik hattı ve kablosu geçmektedir. Bunların iyi bir şekilde bağlanmaması ve topraklanmaması sonucunda elektrik çarpmaları meydana gelmektedir.

Radyasyon, radyoloji(x ışınları, anjiyografi, tomografi) çalışanları için önemli riskler oluşturur. Ancak konusunda bilgili teknisyenlerin çalıştığı, ekipmanların yaydığı radyasyonun kamufle edildiği ortamlarda elbette risk faktörü en aza inmektedir. Ne var ki, yoğun bakım üniteleri, acil servis odaları ve ameliyathanelerde kullanılırken radyasyona sunuk kalmayı önleyemeyebilmektedir. Bu ünitelere temizlik amacıyla girip çıkan çalışanlar da risklere karşı çoğunlukla korunmasız olmaktadırlar.

Sağlık İşçileri İçin Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri

Görüldüğü gibi sağlık sektörü de, içinde pek çok riski barındırmaktadır. İş kazaları sıkça meydana gelmekte, meslek hastalıklarına rastlanmaktadır. Diğer sektörlerden çok farklı olarak bu sektör çalışanlarının zaten işlerinin çoğu zaman bulaşıcı enfeksiyonlar ya da virüsler olduğu düşünüldüğünde bu tablo ortaya çıkmaktadır.

Sağlık sektörü çalışanları son derece stresli bir ortamda ve yoğun olarak çalışmaktadırlar. İnsanlar, ne yazık ki hastanelere ve sağlık merkezlerine en acılı ve sıkıntılı oldukları zamanda iyileşebilmek için gitmektedirler. Sağlık çalışanları bu nedenle hep üzüntülü ve acı insanlarla karşılaşmaktadırlar. Onları tekrar sağlıklarına kavuşturma çabası son derece zor ve ağır sorumluluk gerektiren bir iştir. Kimi zaman hastalar ve yakınları doktorları suçlamakta daha da kötüsü şiddet uygulamakta ve sağlık personeline saldırmaktadırlar. Bu açıdan hastane yönetimlerine, güvenlik birimlerine ve sosyal hizmet görevlilerine önemli roller düşmektedir.

Hastanelerde modern havalandırma ve tesisat sistemleri kullanılmalı, kimyasallar ve radyoaktif maddelere karşı koruyucu önlemler alınmalı, ister kan yoluyla, ister solunum yoluyla, ister ise ortamda maruz kalma yoluyla olsun bulaşıcı hastalıklara karşı önlemler alınmalıdır. Kulanılan malzemeler steril bir ortamda saklanmalı ve atıkların yönetimi de dikkatle yapılmalıdır.

Bunlarla birlikte gerek hasta taşırken, kaldırırken ya da düşmesine engel olurken gerek arç-gereçler kullanırken, gerekse hastanenin diğer hizmet birimleri olan mutfak, çamaşırhane, depolar ve tesisat birimlerinde çalışırken sıkça meydana gelen burkulma ve incinmelere karşı da ergonomik gereçler kullanılmalıdır.

Diğer önemli risklere karşı korunmak için kimyasalların özellikleri ve taşıdıkları tehlikeler bilinmeli, kullanımları ve saklanmaları sırasında yarattıkları tehlikelere karşı korunulmalı, bu maddelerle ilgilenen çalışanlar eğitilmeli ve gerektiğinde Kişisel Koruyucu Donanımlar kullanılmalıdır.

*

HBV, Hepatit B Virüsü, kan ve vücut salgıları (meni, tükrük, vaginal salgılar, ter, gözyaşı) ile temas sonucu yayılır. Yayılımda en önemli etken kandır. HBV Bulaşma Yolları; Anneden bebeğe, doğum sırasında (Bulaşma doğumda veya hemen sonrasında nadir durumlarda rahim içindeyken olur) Virüs bulaşmış iğne ve diğer tıbbi cerrahi malzemelerle, Cinsel ilişki ile, Kan nakli ile (transfüzyon) Dövme yaptırırken kullanılan iğneler ile Özellikle kalabalık ve hijyenik standartların düşük olduğu yerlerde yakın aile ilişkisi ile bulaşma riski artmaktadır.

HIV, Human Immunodeficieny Virus (İnsan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) kelimelerinin baş harfleri ile adlandırılmış HIV virüs, bağışıklık sisteminin içine yerleşerek, bireyin bağışıklık sistemini zayıflatan bir virüstür.

Verem, (Tüberküloz) olarak da adlandırılan verem hastalığı insanlık tarihinin ilk çağlarından itibaren görülen en eski hastalıklardan birisidir. Verem esas olarak akciğerleri tutan ve bunun yanı sıra diğer birçok organda da yerleşebilen Mycobacterium Tuberculosis (Koch basili) mikrobunun oluşturduğu bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi hücreleri savaşmalarına karşın mikropların tamamını genellikle öldüremez. Basiller akciğerlerde yuvalar oluşturmasına neden olur. Verem en çok omurga, kalça kemikleri, lenf bezleri, böbrekleri etkiler. Hastalığı, yalnızca akciğer veremi olan kişiler yayabilir. Bu kişilerin öksürmesi, konuşması ve hapşırması sonucu mikroplar damlacık şeklinde havaya atılırlar. Ortamda bulunan diğer sağlıklı kişiler havada asılı kalan bu mikropları soluk alırken akciğerlerine alırlar. Kaşık, çatal, bardak gibi eşyalardan hastalık bulaşmaz. Verem mikrobu vücuda girdikten sonra uzun süre hastalık yapmadan kalabilirler. Bu dönemde vücut tarafından oluşturulan verem mikrobu bulaştığını genellikle bilmez.

Erataş İş Güvenliği Malzemeleri

Kaynak : https://fisek.com.tr/

Fiyat Al

Hemen Ara