Boyama İşlerinde İş Sağlığı Güvenliği - Erataş İş Güvenliği Ekipmanları

Boyama, herhangi bir nesneye renk vermek veya nesneyi korumak için uygulanan kaplama yöntemidir. Hemen hemen tüm malzemelere uygulanabilecek değişik özelliklerde boya çeşitleri sanayii de üretilmektedir.

Boyama işi endüstrinin neredeyse tüm alanlarında kullanılabilir. Üretilen ürünün renklendirilmesi hem ürünün korunmasında hem de tüketicinin etkilenmesinde önemli rol oynar. Arkeolojik kalıntılarda insanların yaklaşık 100.000 yıl önce kullandıkları eşyaları boyadıklarını göstermektedir. Günümüzde endüstride kullanılan boyalar farklı kimyasal özellikleri ve farklı uygulama yöntemlerine yatkınlıklarıyla çok çeşitlidir.

Püskürtme, daldırma ve fırça ile uygulama sanayii de yoğun olarak kullanılan boyama yöntemleridir. Tekstil, gıda, hızlı tüketim ürünleri, endüstriyel parçalar, taşıtlar, mobilyalar gibi bir çok ürün üretiminin son aşamalarında boyama işlemine tabii tutulur.

Boya; bağlayıcı, solvent, pigment ve katkı malzemelerinden oluşan bir kimyevi karışımdır. Bağlayıcılar, solventin uçması ve yaşanan reaksiyonlar sonucu sıvı halden katı hale dönüşerek boya filmini meydana getiren sıvıdır. Solventler boyanın kıvamını ayarlamak ve boyanın uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla kullanılır. Solventler uçucu özellikte olduğundan boya tabakasının bir parçası olmazlar. Temel fonksiyonları boyadaki uçucu olmayan bileşenler için taşıyıcı olmaktır. Boyalarda kimyasal içerikli solventler kullanılabildiği gibi taşıyıcı madde olarak su da kullanılabilir. Su bazlı olarak bilinen boyalar bu sınıfa girer. Pigmentler boyaya renk, örtücülük özelliklerini veren, solvent ve bağlayıcılarda çözünmeyen tanecikli katılardır. Boyadaki bu üç temel bileşenin yanısıra, boyanın yüzey gerilimi, akışkanlığı, bitmiş haldeki görünümü gibi özelliklerini düzenlemek için boyaya çeşitli katkı maddeleri de eklenebilir.

Boyama İşlerinde Tehlikeler Hastalıklar Kazalar

Hastalıklar

Kimyasal Tehlikelerden Kaynaklanan Hastalıklar

Boya ve boya katkı maddelerinin kullanıldığı işlerde çalışanlarda bunların içinde bulunan kimyasallardan kaynaklanacak mesleki deri hastalıkları görülebilir. Boya içinde bulunan alerjenlerin deriye uzun süreler temas etmesi çalışanda dermatit* görülme riskini artırır.

Sanayide solventlerin yoğun olarak kullanıldığı sektörlerden biri boya sektörüdür. Hidrokarbon solventler hem ucuz olmaları hem de kolay bulunmaları nedeniyel sektörde yoğunlukla kullanılmaktadırlar. Geçmişte boya sanayiinde aromatik hidrokarbon solventlerden benzen ve benzidine yoğun olarak kullanılmaktaydı. Kanserojen olmaları nedeniyle artık nadir olarak benzen içerikli solventler kullanılmaktadır. Günümüzde benzen yerine toluen ve ksilen en yaygın olarak kullanılan aromatik hidrokarbonlu solventlerdir. (Kürkçü, 2005)

Toluen esas olarak merkezi sinir sistemine etki eder. Toluene yüksek düzeylerde sunuk kalma sonucu çalışanlarda öfori*, halüsinasyon, bilinç kaybı, konvülsiyon*, koma, sindirim problemleri, baş ağrısı gibi hastalıklar ortaya çıkabilmektedir. Toluenin cilde teması sonucunda deride tahriş ve iltihaplanma görülebilir.

Boya işlerinde ve boya yapılan malzemelerin temizlenmesi sırasında kullanılan solvent buharının solunması çalışanlarda astıma* neden olabilmektedir.

Boya sektöründe çalışanlarda görülebilen bir diğer kanser türü mesane kanseridir. Sektörde kullanılan anilin boyalar, beta-naftilamin ve benzidin gibi belli başlı kimyasallar bu kanserin ortaya çıkma riskini artırır.

Fiziksel Tehlikelerden Kaynaklanan Hastalıklar

Boya uygulaması sırasında baş seviyesinden yüksekte bulunan alanlar veya parçalar boyanırken vücut doğal duruşuna aykırı bir pozisyon alır. Özellikle fırça ile tavan boyama benzeri işlerin yapıldığı durumlarda omuzdaki kasların sıkışması nedeniyle çalışanda rotator kılıf sendromu* görülebilir.

Düzgün şekilli olmayan parçaların boyanması sırasında çalışanların uzun süreler uygunsuz pozisyonlarda çalışmaları kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarına neden olabilir.

Kazalar

Boyalarda kullanılan solventlerin ve katkı maddelerinin bir kısmı yanıcı ve patlayıcı maddelerdir. White Sprit ve toluen gibi solventler kolay yanabilen kimyasallardır. White sprit hemen hemen her boya türünde kullanılan alevlenebilir bir maddedir. Sızıntı ve dökülmeler durumunda hava ile parlayıcı, patlayıcı veya yanıcı ortam oluşturur. Boya fabrikalarında veya imalathanelerde olan kazaların çok büyük bir kısmı solventlerin sebep olduğu yangınlar ve patlamalardır. Solventler hidrokarbon esaslı kolay buharlaşabilen kimyasallar olduğu için kolay yanarlar, patlayabilirler ve az veya orta şiddette toksiktirler. Boya sanayisinde kullanılan solventlerin kuvvetli çözücü olmaları yanında aranan diğer önemli özellikleri de tutuşma, patlama ve toksik etkilerinin düşük olmalarıdır. Solvent buharlarının işyeri ortamında bulunması patlamaya neden olabilir. (Kürkçü, 2005)

Boya kaplarında meydana gelebilecek bir sızıntı ve dökülme, solvent buharlarının solunması durumunda çalışanların solunum yollarını tahriş edebileceği gibi işyerinde yangın veya patlamaya yol açabilir. Dökülen veya sızan boyanın göze veya cilde temas etmesi sonucu çalışanlar üzerinde tahriş edici etki yaratabilir.

Boya işleminde, boyanacak parçanın vinç yardımıyla kaldırılması, böylece alt ve üst bölümlerinin eşit seviyede boyanmasının sağlanması oldukça sık kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemle boyama yapılırken bağlanan parçanın düşme tehlikesi bir kaza riski oluşturur. Bu işlem sırasında, kaldırılan parçanın, halatın kopmasıyla çalışanın üzerine düşmesi veya halatın sarsılmasıyla çalışana çarpması gibi kazalar yaşanabilir.

Boyama İşlerinde Sağlık Ve Güvenlik Önlemleri

Kullanılan kimyasalların patlama, parlama, yangın tehlikeleri malzeme güvenlik bilgi formlarındaki (MSDS) bilgiler doğrultusunda incelenmelidir. Çalışanlar, boyaların neden olabileceği tehlikelerle ilgili bilgilendirilmelidir. İşyerinde elektrik, ateşli çalışmalar, sigara/çakmak alevi, statik elektrik, sıcak yüzeyler gibi tutuşturucu kaynaklardan dolayı yangın çıkabilir. Boya kaynaklı yangınlarda kuru kimyevi toz, alkole dayanıklı kimyasal köpük, karbondioksit gibi yangın söndürücüler kullanılmalıdır. Su kullanılması durumunda yangın sönmez, aksine, yayılır. Yangından korunmak için boya tabancalarında statik elektrik topraklaması bulunmalıdır.  Parlayıcı, patlayıcı, yanıcı malzemelerle çalışılan işyerlerinin duvarları yangına dayanıklı olmalıdır.

Çalışanların solvent buharlarını solumalarını engelleyebilmek için boya yapılan alanlarda uygun havalandırma sistemleri bulunmalıdır. Solvent buharları havadan ağır olduğundan zeminde birikir. Bu nedenle, havalandırılması daha zor olan bodrum ve zemin katları boya deposu olarak kullanılmamalıdır. İşyerinin havalandırması bu durum gözetilerek yaptırılmalıdır. Havalandırma sistemleri boya yapıldığı sürece çalıştırılmalı ve periyodik kontrolleri yaptırılmalıdır. Patlama tehlikesinin yokedilebilmesi için işyerine, solvent buharlarını ALt Patlama Sınırının (LEL) %25’inden az olacak şekilde seyreltebilecek havalandırma sistemleri kurulmalıdır.

Sıcak parçaların boyanmasının gerektiği işlerin yapıldığı işyerlerinde, su bazlı boyalar tercih edilmelidir. Sıcak yüzeye temas eden boyanın içindeki solventler kısa sürede buharlaşacağı için çalışan açısından daha yüksek tehlike oluşturur. Böyle durumlarda, su bazlı boyaların kullanılması çalışanın zararlı buharları solumasını engeller.

Sürekli boya yapılan işyerlerinde, boya yapan çalışanlar, solvent buharına uzun süreler sunuk (maruz) kalırlar. Havalandırma sistemlerinin yeterli olmadığı durumlarda çalışanın zararlı gazları soluduğu süreyi kısaltmak adına çalışanlar arasında rotasyon yapılmalıdır.

Boya uygulayan çalışanın solunum yolları, derisi ve gözleri solvent buharlarından, aşındırıcı kimyasallardan ve zararlı boya katkı maddelerinde zarar görebilir. Bu zararın önlenemediği durumda, çalışanın lastik eldiven, uzun kollu iş elbisesi, gözlük gibi kişisel koruyucu donanımları kullanması sağlanmalıdır.

Kullanılan boya maddelerinin bulunduğu depolama alanlarında boyaların malzeme güvenlik bilgi formları (MSDS) dikkate alınarak düzenleme yapılmalıdır. Boyama sırasında kullanılacak malzemenin boya işlemi için yeterli olacak kadarı depodan alınmalıdır. Böylece, olası bir yangının büyüklüğü azaltılmış olur. Bu durum dökülmelere karşı bir önlemin alınması anlamına gelir.

Boyanan parçaların kaldırılarak boyama işleminin yapıldığı işyerlerinde kullanılan zincir ve halatları ve bunların bağlı oldukları kaldırma araçlarının periyodik kontrolleri yapılmalıdır. Eskiyen ve deforme olmuş zincir ve halatlar yenileriyle değiştirilmelidir.

Kullanılan boyaların kapları içerisindeki maddeyi ve tehlikelerini belirtecek şekilde etiketlenmelidir. Boyaların sızma ve dökülmesine karşı, sızdırmaz ve boyanın içeriğine uygun malzemeden yapılmış kaplarda tutulması gerekir. Sızıntı ve dökülme durumunda kullanılmak üzere kireç, kum gibi emici özellikteki malzemeler işyerinde hazır bulundurulmalıdır.

Boyanın çalışanların gözüne sıçraması durumlarında kullanılmak üzere işyerinde göz duşu bulundurulması erken müdahale edilmesi açısından faydalı olacaktır.

Dipnotlar

* Astım, solunum yollarının ataklar halinde gelen tıkanmaları ile kendini gösteren kronik bir hastalığıdır. Astımda solunum yollarının şişmesi ve tıkaçların oluşması sonucu havanın akciğerlere girip çıkması engellenir. Hastalar ataklar arasında kendilerini iyi hissederler. Ataklar sırasında öksürük, göğüste sıkışma hissi, solunumda hızlanma, hırıltı ve nefes darlığı olur. Astımlı hastalar çevredeki birçok maddeye astımlı olmayanlara göre daha duyarlıdır. Bu uyarılar hastalarda hırıltı ve öksürüğe yol açar.

* Kontakt dermatit, derinin bazı maddelerle teması sonucu oluşan bir reaksiyondur. Bu reaksiyonların %80’i tahrişe bağlı reaksiyonlar (örneğin: bulaşık yıkama sonucu oluşan el gibi), %20’si de alerjik reaksiyonlardır. Reaksiyon temastan hemen sonra oluşmaz. Temas sonrası 1-3 gün sonra oluşan belirtiler genellikle 1 hafta veya daha sonra kaybolur. Deri kırmızı, kaşıntılı, iltihaplı ve kabarcıklı bir hal alır. Reaksiyon genellikle temas yerinde en yoğundur; derinin diğer bölgelerinde de olabilir.

* Konvülsiyon veya havale, çeşitli sebeplere bağlı olarak ortaya çıkan, birdenbire başlayan ve birkaç saniyeden 1-2 dakikaya kadar sürebilen, şuur kaybı, nefes alamama, kasılma ve çırpınmalarla seyreden durumdur.

* Öfori (eforia), kişinin hoşnutluk duyduğu ve kendisini iyi hissettiği bir ruhsal durumdur. Psikiyatride öfori, her zaman patolojik anlam taşır ve çok kere organik serebral (beyinsel, beyinle ilgili) hastalığın önemli bir erken belirtisidir. Yine “öfori etkisi”ne neden olan diğer etmenler; psikiyatrik ilaçlar, alkol, uyuşturucu ve dinlendirici diğer kimyasallardır.

* Rotator kılıf sendromu  omuz kemiklerini birarada tutan ve omuzun hareketini sağlayan rotator kılıf kaslarının zarar görmesiyle oluşan rahatsızlıktır.

Erataş İş Güvenliği Ekipmanları

Kaynak : https://fisek.com.tr/

Fiyat Al

Hemen Ara